Röportajlar

 

TAKEDA İLK GÜNDEN BERİ TÜRKİYE'DE BÜYÜMEYE VE YATIRIM YAPMAYA KENDİSİNİ ADAMIŞ BİR ŞİRKET

MEDİKAL NEWS - Mart.2016

Takeda Türkiye Genel Müdürü Gamze Yüceland ile firmanın çalışmaları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Öncelikle biraz Takeda Türkiye hakkında bilgi verebilir misiniz? Türkiye pazarında 6 yılda nereden nereye geldiniz?

Türkiye’deki yolculuğumuza 6 yıl önce 15 kişilik bir ekip ile başladık, bugün 290 kişilik güçlü ekibimiz ile, gastroentereloji, diyabet, solunum, ağrı gibi alanlara yönelik tedaviler sunuyoruz. Takeda’nın yüksek kalite standartları ile üretilen ürünlerimiz ile hastalarımızın hayatlarını iyileştirmeye, değer katmaya çalışıyoruz. Türkiye, Takeda için çok kritik öneme sahip, dolayısıyla Takeda ilk günden beri Türkiye’de büyümeye ve yatırım yapmaya kendisini adamış bir şirket. 2015 yılı bizim için çok önemli bir odak noktası oldu. Türkiye’de önemli bir yatırım yaparak, bir yerli üretici firmadan seçilmiş 13 ilacın bulunduğu ürün portföyünü satın aldık. Bu satın alma, 2014-2015 yıllarında satış hacmimizi ve çalışan sayımızı iki kattan fazla arttırmamıza olanak sağladı. Son 6 ayda büyümemize paralel olarak 200 yeni istihdam fırsatı yarattık ve Türkiye’nin en hızlı büyüyen ilaç firmalarından biri haline geldik. 2016 yılında onkoloji ve gastroenteroloji alanlarındaki yeni ürünlerimiz ile büyümeye, gelişmeye devam edeceğiz.

Türkiye’deki yolculuğumuza 6 yıl önce 15 kişilik bir ekip ile başladık, bugün 290 kişilik güçlü ekibimiz ile, gastroentereloji, diyabet, solunum, ağrı gibi alanlara yönelik tedaviler sunuyoruz. Takeda’nın yüksek kalite standartları ile üretilen ürünlerimiz ile hastalarımızın hayatlarını iyileştirmeye, değer katmaya çalışıyoruz. Türkiye, Takeda için çok kritik öneme sahip, dolayısıyla Takeda ilk günden beri Türkiye’de büyümeye ve yatırım yapmaya kendisini adamış bir şirket. 2015 yılı bizim için çok önemli bir odak noktası oldu. Türkiye’de önemli bir yatırım yaparak, bir yerli üretici firmadan seçilmiş 13 ilacın bulunduğu ürün portföyünü satın aldık. Bu satın alma, 2014-2015 yıllarında satış hacmimizi ve çalışan sayımızı iki kattan fazla arttırmamıza olanak sağladı. Son 6 ayda büyümemize paralel olarak 200 yeni istihdam fırsatı yarattık ve Türkiye’nin en hızlı büyüyen ilaç firmalarından biri haline geldik. 2016 yılında onkoloji ve gastroenteroloji alanlarındaki yeni ürünlerimiz ile büyümeye, gelişmeye devam edeceğiz.

İlaç sektöründe her kademede, farklı görev ve ülkelerde çalıştınız. Hedefinizde genel müdürlük var mıydı bir gün?  Bu hedefinize istediğiniz zamanda mı ulaştınız?

1 Nisan 2015 Tarihinden bu yana Takeda Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapıyorum. Çalışma hayatında, 20 yılımın içindeyim ve son 19 yıldır sağlık sektöründe rol alıyorum. Geçen yıllar içerisinde, Türkiye’de ve Avrupa’da satış, pazarlama, iş geliştirme ve ticari fonksiyonlarda çeşitli roller üstlendim. 4 yıldır İlaç Sektöründe Genel Müdür olarak görev alıyorum. Kişisel kariyer yolculuğumda her zaman gelişerek ilerledim. Hayatım boyunca, herhangi bir beklentiye girmeden, sadece bana verilen işi en iyi şekilde yapmaya odaklandım, odaklandıkça, çalıştıkça başardım ve kariyerimde ilerledim. Şu an olduğum yerde çok mutluyum ve yapabileceğimin en iyisini yaparak, ekibimden aldığım güç ile, Takeda’yı Türkiye’de hedeflerine ulaştırmak en büyük odağım.

Ağırlıklı olarak onkoloji ve gastroenteroloji alanlarında ilaçlarınız var. İlaç gruplarınızdan ve var ise yeni ilaçlarınızdan biraz bahseder misiniz?

Türkiye’de 2 alanda faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Temel İlaç ve Spesifik İlaç (Onkoloji) hali hazırda. Temel İlaç çatısı altında, 18 ürünümüz ile gastroenteroloji, solunum, diyabet, ağrı gibi tedavi alanlarında faaliyet gösteriyoruz. Spesifik İlaç ve Onkoloji alanında ise yeni ürünlerimizi Türkiye’ye sunmak için büyük bir heyecan ve titizlik ile hazırlıklarımızı sürdürüyoruz, yeni bir ekip oluşturuyoruz. Gerekli ruhsat, geri ödeme süreçleri tamamlandığında onkoloji ve gastroenteroloji alanlarında çığır açacak yeni ürünlerimiz ile daha parlak ve sağlıklı gelecek için çalışmaya devam edeceğiz.

235 yıllık bir firma olan Takeda  inovasyon  ve yeni tedaviler geliştirmek için neler yapıyor?

Bugün ilaç şirketleri arasında Japonya’nın en büyüğü ve dünyanın en büyüklerinden biri olan Takeda, dünyanın her yerinde insanlara daha iyi sağlık sunabilmek için ilaç alanında yeniliklere liderlik ediyor. 30.000’den fazla çalışanı ile 70’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor. Onkoloji, Kardiyovasküler, Metabolik, Merkezi Sinir Sistemi, Aşı ve Genel İlaç gibi çok geniş bir alanda ürünler geliştirip insanlığın hizmetine sunmaya devam ediyor.

Takeda için inovasyon, yeni tedaviler geliştirmek hep bir öncelik olmuştu, ilk Ar-Ge merkezini 1915 yılında, tam 100 yıl önce Japonya’da kurmuştur. 2014 rakamlarına baktığımızda gelirinin yaklaşık %21’i Ar-Ge yatırımlarına ayırıyor ki bu oran ilaç sektörü ortalaması dikkate alındığında oldukça değerli. Örneğin Nobel Ödüllü araştırmacımız Shinya Yamanaka yaklaşık 100 kişilik ekibiyle Tokyo Shonan Araştırma Merkezimizde kalp ve diyabet konusunda çığır açacak ilaçlar için araştırmalarına devam ediyor ve bu çalışmaların önümüzdeki 10 yıl boyunca devam etmesi planlanıyor. Takeda oyunu değiştiren farklılık yaratan ve çığır açan ilaçların firması. Gastroenteroloji gibi pek çok alanda lider ürünlere sahip olan Takeda onkolojide de tedavi kılavuzlarını değiştiren ürünler ortaya koymaya hazırlanıyor.

Takeda’nın Türkiye’deki büyüme stratejisi ile ilgili neler söylersiniz?

Takeda ilk günden beri Türkiye’de büyümeye ve yatırım yapmaya kendisini adamış bir şirket. 2015 yılında önemli bir yatırım yaparak, bir yerli üretici firmadan seçilmiş 13 ilacın bulunduğu ürün portföyünü satın aldık. Bu satın alma, 2014-2015 yıllarında satış hacmimizi ve çalışan sayımızı iki kattan fazla arttırmamıza olanak sağladı. Şu an için Türkiye’nin en hızlı büyüyen ilaç firmalarından biri olduğumuzu söyleyebiliriz. Takeda yüksek kaliteli ürün lansmanlarıyla büyümeye devam edecek ve ülkemizin tedavi ihtiyaçlarını karşılamaya devam edecek. Ülkemizin sağlık alanındaki hedeflerine göre hareket edecek ve bu hedeflere ulaşılmasında katkı yapacak. 290 çalışanımız ve güçlü ürün portföyümüz ile Türkiye ilaç pazarının en güçlü oyuncularından biri olma yolunda hızla ilerliyoruz. Özellikle kanser ilaçları konusunda pek çok yeniliği Türkiye’de hastaların hizmetine sunmaya hazırlanıyoruz. 2016 yılında onkoloji ve gastroenteroloji alanlarındaki yeni ürünlerimiz için büyük bir heyecan ve titizlik ile hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Yeni ürünlerimiz ile Türkiye’deki büyümemizi sürdüreceğiz. İçinde bulunduğu topluma ve hastalarına değer katan, içeride ve dışarıda güven inşa etmiş, faaliyet gösterdiği tedavi alanlarında başarılı olan , çalışanlarının kalpten bağlı olduğu bir Takeda için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

Türkiye’de üretiminiz var mı?

Takeda olarak, yerli üretim yetkinliğine sahip olmaya çok değer veriyoruz. Hali hazırda diyabet, gastroenteroloji ,solunum ve ağrı gibi tedavi alanlarında, Türkiye’de aktif olarak çalıştığımız 18 ürünümüz var ve söz konusu ürünlerin önemli bir bölümü Takeda’nın global kalite standartları ile Türkiye’de lokal olarak üretiliyor.

Sosyal sorumluluk projelerinizden bahseder misiniz?

Takeda’da hastalarımız ve toplumla güven-itibar ilişkisi inşa etmek her şeyin başında gelir. Kısa ve uzun vadeli sosyal sorumluluk projelerimizi bu bilinç ile şekillendiriyoruz. Bizim için sosyal sorumluluk, içinde bulunduğumuz topluma fayda sağlamanın bir diğer yolu ve ne mutlu ki, sosyal sorumluluk bilinci ve iştahı gelişmiş Takeda çalışanlarına sahibiz ve onlardan aldığımız güç ile katma değerli projeler hayata geçiriyoruz. 2015 yılında ZİÇEV (Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı) ile farklı projeler yaparak , tüm çalışanlarımızın katılımı ile zihinsel engelli çocuklarımıza katkı sağlama imkanı yakaladık ve projelerimize devam edeceğiz. Her yıl çeşitli zamanlarını ‘Takeda Gönüllülük Günü’ ilan ediyoruz. Bu özel günlerde, gönüllü çalışanlarımız ile ellerimizi, kalplerimizi birleştiriyoruz. 2016 yılı için, ülkemizde hepimizi ilgilendiren, yaygın olarak yaşanan halk sağlığı sorunu olarak gördüğümüz ve katkı yapabileceğimize inandığımız belli alanlar belirledik. Bu alanlarda hekimlerimiz, hasta örgütlerimiz ve ilgili kurumlar ile görüşmelerimiz devam ediyor. 

ÇALIŞANLARIMIZ DEĞERLİ, DEĞERLERİMİZ ÖNEMLİ

WORKSHOP - Aralık 2015

Japonya’nın köklü ilaç firması Takeda, hızla büyürken çalışanlarının motivasyonunu ve verimini artırmak için birçok farklı projeye imza atıyor. Takeda Türkiye’nin İK politikalarını, kurum içi iletişimle ilgili projelerini ve 2016 hedeflerini konuşmak için İnsan Kaynakları ve İletişim Direktörü Senem Birim Alp ile bir araya geldik.
 
Bize kısaca kendinizden ve profesyonel geçmişinizden bahseder misiniz?
 
2000 yılında ODTÜ İşletme bölümünden“hazineci” olma hayalleri ile mezun oldum ve kendimi insan kaynakları fonksiyonunda buldum.O zamanlar farkında değildim; ama aslında ben hazineci olmuştum. Fazlasıyla tipik, ama doğru; şirketlerin en büyük hazinesi insandır ve ne mutlu bana ki geride bıraktığım 16 yıl içinde çok farklı sektörlerde, şirketlerde,çok farklı insan ile çalışma fırsatı buldum. Sırasıyla Akbank, Turkcell ve Abbott’ta çalıştım. Son 1,5 yıldır Takeda’da insan kaynakları ve iletişim direktörü olarak çalışıyorum. Takeda gibi köklü, değerlerine bağlı, kendisini sağlığa adamış bir şirkette çalışıyor olmaktan gurur duyuyorum.
 
Takeda’nın güncel İK politikalarının esasları hakkında bilgi alabilir miyiz?
 
Takeda 234 yıl önce Japonya’da kurulan ve kurulduğu ilk günden bu yana kendi oluşturduğu etik değerler sistemi üzerinde yükselmiş bir şirket. Bizim bugün “Takeda-ism” dediğimiz etik değerler sistemi her adımımızın belirleyicisi, dolayısıyla İK politikalarımızında en temelinde adalet, dürüstlük ve şeffaflık yatıyor. Bununla birlikte büyüyen ve gelişen bir organizasyonuz, 2015 yılında yaklaşık 190 yeni arkadaşımız aramıza katıldı ve organizasyonumuz iki kat daha büyüdü. Türkiye’nin en hızlı büyüyen ilaç şirketleri arasında yer alıyoruz. Büyürken ve gelişirken her bir çalışanımızın Takeda’ya kalpten bağlı olması için çabalıyoruz ve bu çabayı kolektif gösteriyor, sadece insan kaynakları işi olarak görmüyoruz. Çalışanlarımız için güven dolu bir iş ortamı, anlamlı bir iş, başarma olanakları, gelişim ve ilerleme fırsatları sunmak, içinde bulunduğumuz topluma fayda sağlamak en temel önceliklerimiz. Çalışanlarımızı şaşırtmayı seviyoruz. Örneğin; Takeda’da Cuma günlerini kısa yaşıyoruz, 4 mevsim 13:00’da haftayı bitiriyoruz. Çarşamba sürprizlerimiz ile beklemedikleri şeyler sunuyoruz çalışanlarımıza; bu bazen bir dergi, bazen meşhur profiterol olabiliyor. Yoğun tempomuzda hoşluklar ile hayatlarına renk katmaya gayret ediyoruz.Bu yolda ilerlerken, insan kaynakları ekibi olarak gerçek hayatın içinde olmak, işin dinamiklerini ve gerçeklerini bilmek, çalışanların yanında olmak, keyif alarak çalışmak bizim olmazsa olmazlarımız.
 
Firmanızın çalışan profilini nasıl tanımlarsınız?
 
Biz tüm çalışanlarımızın eşsiz olduğunu düşünürüz, Takeda için çalışanlarının her biri çok değerlidir. Ortak noktamız ise değerlerimizdir; dolayısıyla Takeda çalışanların Takeda-ism değerleri ile uyumu önemli ve gereklidir. Bununla birlikte başarı için kritik gördüğümüz başarmak, inovasyon, ilham vermek ve örnek olmak gibi yetkinliklerimiz işe alım ve yetenek yönetim süreçlerinde bize rehberlik eder. Çalışanlarımız için pek çok tanım yapılabilir ama bence en güzeli, Takeda büyümek, büyütmek ve bir başarı hikâyesinin parçası olmak isteyenlerin buluştuğu yerdir.
 
Genel bazı demografileri de paylaşmak isterim. 290 kişilik bir ekibiz, 230 çalışanımız Türkiye’nin tüm bölgelerinde Takeda’yı temsil eder; 60 çalışanımız ise İstanbul’daki merkezimizde pazarlama, finans, medikal, Pazar erişim, insan kaynakları, iş geliştirme gibi farklı fonksiyonlarda çalışır. Yönetim ekibindeki kadın erkek oranımız %50-50’dir; şirket genelinde ise bu oran %70 kadın %30 erkektir. Çalışanlarımızın tümü MYO veya üniversite mezunudur, yaş ortalamamız ise 35’tir. Bu arada, çalışanlarımız sosyal olarak donanımlı, farklı hobileri, ilgili alanları olan zengin bireylerdir. Spor, seyahat, müzik, dans, nefes, yemek, fotoğraf gibi sayısız alanda pek çok eşsiz yeteneğe sahibiz.
 
Hızla büyüyen bir organizasyonun İK birimi olarak değişimi nasıl yönetiyorsunuz?
 
Çok doğal olarak pek çok değişimi yaşıyoruz ve biz inanıyoruz ki bir organizasyonda güven ne kadar yüksek ise değişim o kadar pürüzsüz yaşanıyor. Dolayısıyla İK olarak en büyük yatırımımız güven inşa etmek üzerine. Her türlü konuda şeffaf, adil ve dürüst bir iletişim biçimi ve yaklaşımı sergilemeye çalışıyoruz.
 
Her zaman deneyimlerimizden öğrenip daha iyisini yapmaya çalışıyoruz.Değişimlerde farklı seviye çalışanlarımızın farklı seslerini duymak ve duyurmak, doğru iletişim kanallarını kullanarak zamanında ve sağlıklı bir iletişim kurmak, çalışanlarımızın kendilerini ifade edecekleri zemini yaratmak için çabalıyoruz. Sağlıklı bir iletişim için teknolojinin bütün nimetlerini kullanıyoruz. Takeda, sağladığı araçlar ile iletişimde hayatımızı kolaylaştırıyor.
 
İç iletişim çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
 
İç iletişim, insan kaynakları olarak oldukça önem verdiğimiz bir konu. Çalışanlarımızın birbirlerini tanıması, birlikte eğlenmesi, birlikte başarması bizler için son derece değerli. Dolayısıyla birçok farklı projeyi aynı anda yönetiyoruz. Örneğin, çalışanlarımızdan kurulu bir sosyal aktivite kulübümüz var. Bu kulüpte görev alan kişiler, çalışma arkadaşlarını bir gün bir konsere götürürken başka bir gün balık tutmaya gidebiliyorlar. İçinde bulunduğumuz topluma, insanlığa fayda sağlamak için çalışıyoruz. Her yılın çeşitli zamanlarını “Takeda Gönüllülük Günü” ilan ediyoruz. Bu özel günlerde,gönüllü çalışanlarımızile ellerimizi-kalplerimizi birleştiriyoruz. 2015 Yılında, ZİÇEV (Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı) ile ortak çok sayıda gönüllü çalışmanın parçası olduk.
 
Bunların yanı sıra Takeda çocukları bizim için son derece önemli, “TakedaKid” ile çalışanlarımızın çocuklarına beklenmedik sürprizlerle minik dokunuşlar yapıyoruz. “Takeda Vitamin” adını verdiğimiz programımız ile çalışanlarımız birbirinden öğrensin, etkileşime girsin, birbirine vitamin olsun istiyoruz. Çalışanlarımız kayaktan seyahate, spordan nefese, müziğe kadar geniş bir çerçevede kısa seanslar düzenliyor ve öğrenmeye birbirimizden başlıyoruz. “Bi de Burdan Bak” seanslarımız ile çok farklı konuşmacılar ile buluşuyor, ilham dolu bir ortamda ufkumuzu genişletiyoruz. “Takeda Band”imiz, müzik konusunda çok yetenekli çalışanlarımızdan oluşan müzik grubumuz mini konserleri ile hayatımıza renk katıyor, tüm buluşmalarımızın neşesi oluyor.
 
Takeda’da en iyi beslenme şekli geri bildirimdir diyoruz ve bu amaçla çalışanlarımızın birbirine daha fazla geri bildirim vermesini çeşitli, keyifli ve sürprizli aktivitelerimiz ile özendiriyoruz. Türkiye’ye ve bağlı olduğumuz Yakın Doğu, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde yayınlanan online dergilerimiz ile şirket çapındaki haberleri, etkinlikleri ve güzellikleri paylaşma fırsatı buluyoruz. Takeda Türkiye çalışanlarının sosyal medyası olacak ve iletişimin hızını / kalitesini artıracak bir aplikasyon üzerinde çalışmalarımız devam ediyor; Mart 2016’da hayata geçirmeyi planlıyoruz. Belirli aralıklar ile dönem toplantılarında büyük Takeda ekibi bir araya geliyor; birlikte öğreniyor, gelişiyor ve eğleniyoruz.
 
2016’da önceliğiniz hangi konular olacak?
 
2016 yılında farklı alanlardaki yeni ürünlerimiz ile büyümeye, daha sağlıklı bir yaşam için çalışmaya devam edeceğiz. Dolayısıyla yeni yetenekleri Takeda’ya kazandırmak,çalışanlarının kalpten bağlandığı bir iş ortamı yaratmak bizim için öncelikli olacak. 2016’da çalışanlarımızı büyütecek, ilerletecek “gelişim fırsatları” üzerinde çalışıyoruz, “Hayata Artı Kat” adı altında yepyeni, inovatif öğrenme-gelişme ve deneyimle fırsatları sunmayı planlıyoruz. “Maddi ve Manevi Ödüllendirme Programı” üzerinde çalışıyoruz;çalışanların başardıkça puan toplayacakları ve diledikleri zaman puanlarını diledikleri ödüle, esnek bir şekilde dönüştürebilecekleri online ve akıllı bir ödül programı üzerinde çalışıyoruz. Biz şimdilik bu programa“TOPİ” diyoruz. Çok önemli bir diğer odağımız ise kurumsal sosyal sorumluluk, uzun soluklu ve sürdürülebilir bir proje üzerinde çalışıyoruz. 2016 Nisan itibarıyla projeyi hayata geçirmeye başlayacağız. İçinde bulunduğu topluma ve hastalarına değer katan, içeride ve dışarıda güven inşa etmiş, faaliyet gösterdiği tedavi alanlarında başarılı olan, çalışanlarının kalpten bağlı olduğu bir Takeda için 2016’da da var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.
 
Sektördeki güncel yetenek havuzunu yeterli buluyor musunuz?
 
Takeda olarak, işe alım süreçlerimizde ihtiyaç duyduğumuz yeteneğe ulaşmada zorluk yaşamıyoruz. Pazar erişim, ruhsat ve medikal gibi bazı fonksiyonlarda en doğru yeteneğe ulaşmak göreceli olarak biraz daha zaman alabiliyor. Dolayısıyla sektördeki güncel yetenek havuzunun çok kıymetli olduğuna inanıyorum.Diğer taraftan şirketler olarak, iç yeteneklerimize yatırım yapmaya devam ederken,farklı sektörlerde çalışan ve / veya henüz iş hayatına girmemiş potansiyel yeteneklerin sektörümüze yönelik farkındalığını ve ilgilerini geliştirmekte fayda görüyorum. Biz Takeda olarak 2016’da bu anlamda daha aktif olmaya gayret edeceğiz.
 
Sizce sektörde önümüzdeki 5 yılda İK alanının en önemli gündemi ne olacak?

Sektörümüzün dinamikleri, koşulları hızla değişiyor. Dolayısıyla değişime uyum sağlamaktan, değişimi yönetmekten daha önemli konularımız olacak, değişimi öngörmek ve şekillendirmek gibi. İnsan kaynakları olarak,çalışanlarımızın perspektiflerini açmak, vizyonlarını zenginleştirmek, daha yaratıcı, olumlu, cesur ve hazırlıklı olmalarını desteklemek öncelikli gündemimiz olacaktır.
 

 

 
 
 

We use cookies to gather web statistics that help us improve our site and your user experience. We store no personal details.

Takeda Pharma